İnceleme: Thor Ragnarok(Spoilerlı) + After Credits Sahneleri

Spoilersız incelemeyi yayınladığıma göre artık filmi spoilerlı olarak konuşabiliriz. Bu arada eğer sonda artılar, eksiler, puan falan bekliyorsanız gidip spoilersız incelemeyi okuyun. Çünkü bu incelemenin amacı aslında spoilera girecek şeyleri konuşmak. Bir de After Credits sahneleri elbette. Yani bu aslında başka bir inceleme değil, Thor Ragnarok incelemesinin ekstrası. DLC gibi bir şey yani. Neyse çok uzattım. Başlayalım.

Filmin başındaki sahneden başlayalım. Güzel ve sevdiğim bir aksiyon sahnesi olduğunu belirttim. Thor’un çekici kullanışı da oldukça güzel olmuş. Ardından kendisi Asgard’a gidiyor ve burada Executioner ile tanışıyoruz. Sonra bir tiyatro görüyoruz ve Odin’i görüyoruz. Elbette ki Odin, Loki çıkıyor ve asıl Odin’i bulmak için Dünya’ya gidiyoruz. Burada tahmin edebileceğimiz gibi Doctor Strange kısmı devreye giriyor Açıkçası ben daha fazla gözükmesini beklemiştim kendisinin. Hela, Thor’un çekicini fragmanlarda New York’ta patlattığı için o sırada Doctor Strange de yanındadır diye düşündüm. Fakat filmde çekiç Norveç’te kırılıyor. Veya patlatılıyor her neyse.

Son fragmanlarda da Norveç’teymiş ama ne bileyim, ben belki New York’ta karşılaşırlar, Hela çekici tutarken Doctor Strange bir patlamaya karşı onları Norveç’e yollar falan zannetmiştim. Neyse Doctor Strange dediğim gibi az gözüküyor. Keşke daha fazla gözükseydi. Sonra zaten o bahsettiğim Norveç sahnesine gidiyoruz, Odin ölüyor ve bizlere Hela’dan bahsediyor derken Hela geliyor. Geliş sahnesi bence oldukça güzel. Ayrıca şu saçını yok edip o şeyler her neyse onları çıkarması da çok artistik duruyor. Hareket olarak konuşuyorum. Neyse sonra asıl gezegene gidiyoruz. Burayı hızlıca geçip o arena kısmına gelmek istiyorum.

Açıkçası dövüş sahnesini ben baya beğendim. Fakat oradan sonra, Hulk, Banner’a dönüşene kadar bir durgunluk var diye düşünüyorum. Neyse böyle sahne sahne gitmeyeyim çünkü sıkılmış olabilirsiniz. Hızlıca Asgard kısmına geçmek istiyorum. Oradaki aksiyon sahneleri oldukça eğlenceliydi. Burada Thor’un bir gözünün çıkmasından bahsetmek istiyorum çünkü bence oldukça korkunç bir sahneydi. Ve oldukça cesur bir hareketti. Bir de gözü üzerine basa basa göstermeleri, daha da iyiydi. Fragmanda iki gözlü olarak görüyorduk fakat o kadar önemli bir şeyi göstermemeleri iyi olmuş. Çözümleri de fena değil. O sahneyle birçok Thor fanını filme çekmişlerdir eminim. Onların açısından da düşünmek lazım. Neyse o kısımlar da oldukça eğlenceliydi. Filmin zaten bence Asgard’a gelişlerinden Asgard’ın yok oluşuna kadar ki kısmı, en iyi kısmı. Hiç bitmeyen bir tempo ile hem güzel aksiyon sahneleri, hem de güzel espriler görmek çok hoştu.

En sonda Asgard’ın yıkılışı ise tahmin ettiğimiz bir şeydi. Tek üzüldüğüm nokta fragmanda Hulk, Surtur’a doğru yumruk atarken gözüküyordu ve ben ikisi arasında güzel bir savaş beklemiştim ama onu farklı kullanmışlar. Olsun. Son olarak sıra After Credits sahnelerinde. İkinciyi zaten geçiyorum. Onun bir anlamı yok. Ama ilk after credits sahnesinde gözüken o gemi, büyük ihtimalle sızan Avengers Infinity War fragmanında gördüğümüz şeyle ilgili. Fragmanda Thor, uzayda süzülürken Galaksinin Koruyucuları ekibinin gemisinin camına çarpıyordu. Yani o gemi, bizimkilerin gemisini parçalamış ve Thor’da bunun sonucunda o hale gelmiş olabilir. Tabii o zaman Loki’ye ne oldu? Valkyrie’ye ne oldu? Hulk’a ne oldu gibi sorular aklımıza geliyor. Neyse. Artık Avengers Infinity War fragmanı çıktıktan sonra konuşuruz. Ki benim tahminimce Justice League’in çıkacağı hafta yayınlanacak. Görüşmek üzere.

İnceleme: Thor Ragnarok(Spoilersız)

Marvel Sinematik Evreni’nin yeni filmi ve Thor üçlemesinin son filmi Ragnarok sonunda çıktı. Ve bu yazıda kendisiyle ilgili düşüncelerimi spoiler vermeden anlatacağım.

Hikaye klasik bir MCU filmi hikayesi. Fakat karakter derinlikleri ve oyuncu performansları bambaşka. Karakterler Guardians of the Galaxy 2’deki kadar iyi olmasa da iyiler. Bu arada evet, herkes filmi Guardians 2 ile ile karşılaştırdığı için ben de onunla karşılaştırarak gideceğim. Oyuncu performansları ise başarılı. Chris Hemsworth, Thor olarak en başarılı performansını sergiliyor, Mark Ruffalo, Bruce Banner olduğu kısımlarda biraz sırıtsa da Hulk olduğu kısımlarda oldukça iyi, Tessa Thompson, Valkyrie olarak iyi, Cate Blanchett Hela olarak iyi, Tom Hiddleston da Loki olarak fena değil. Karakterler arasında en çok sevdiklerim Hela ve Thor oldu. Thor’u zaten seviyordum, Hela’yı beğenmemin sebebi ise oyuncunun performansı.

Hulk zaten bayıldığım bir karakter değil, Loki önceki gördüklerimizden çok daha farklı olmuş ve iyi bir insana dönüşmüş, Valkyrie karakteri iyi olmuş, bunların dışında Executioner çok az gözüküyor, Grandmaster iyi ve Heimdall, o da az gözüküyor. Ayrıca evrensel fragmanı izleyenler(belki başka fragmanlarda da vardır) filmde Doctor Strange’in de gözükeceğini biliyor fakat heyecanlanmayın, kendisi filmde çok a gözüküyor.

Fragmandaki sahnelerden devam etmem gerekirse Hulk vs. Thor sahnesi oldukça eğlenceli. Zaten genel olarak aksiyon sahneleri eğlenceli ve iyi. Özellikle filmin başındaki aksiyon sahnesi hem güzel bir 3d sahne, hem de güzel bir aksiyon sahnesi. Hela ile olan dövüşler de oldukça iyi. Aksiyon sahnelerinde çok eğleneceğiniz garanti diyebilirim. Ve şimdi şu komik olma durumuna gelelim. İlk iki film kötü olduğundan belli ki bunu biraz değiştirmeye çalışmışlar ve filme bol bol espri koymuşlar. Hiçbirinde kahkahalar atmadım veya ha ha bile yapmadım ama gülümsettiler.

Komiklik demişken Thor çekicini kaybettikten ve Hela Asgard’ı yok ederken nasıl şaka yapabiliyor, onu ben de anlamadım. Çekicini kaybetmişsin, ana vatanın yok ediliyor ve sen bilinmediğin bir gezegende esirsin. Nasıl şaka yaparsın, sanırım sorgulamamak lazım. Genel olarak toparlamak gerekirse film kötü bir film değil. İyi ve eğlenceli bir film fakat çok büyük beklentilerle gitmemek lazım.

Artılar:

-Oyuncu Performansları ve Karakterler

-Aksiyon Sahneleri

-Spider-Man Homecoming Gülümsetemedi Bile, En Azından Bunda Gülümsedim

Eksiler:

-Loki İyi Bir İnsana Dönüştürülmeye Çalışmış

-Filmin İlk Başında Olaylar Çok Hızlı İlerliyor

-Thor Tüm Bu Olaylar Arasında Espri Yapabiliyor

Son Söz: Eğlenceli bir film. Oyuncular iyi, karakterler iyi, aksiyon sahneleri iyi. Ama o kadar.

Puan: 6.5/10

Shadow of War DLC’leri, Xbox Live Gold Kasım Ayı Oyunları, L.A. Noire Remastered 4K Tanıtım Videosu(Gündemden #16)

Bu sefer 4 tane haberimiz var. Hemen başlayalım.

L.A. Noire 4K Tanıtım Videosu

L.A. Noire oldukça sevdiğim bir oyun. Her ne kadar bitiremesem de oyun mekanikleriyle L.A. Noire en sevdiğim Rockstar oyunlarından biri olmuştu. Hatta 1. koltuğu için Bully ile çarpışan bir oyundu benim gözümde. Ve şimdi yenilenmiş versiyonu ile PS4, Xbox One ve Nintendo Switch’e 14 Kasım’da geliyor. Daha fazla bir şey söylemeyip sizi videoya bırakıyorum.

Xbox Live Gold Kasım 2017 Ücretsiz Oyunları

Xbox Live Gold sahipleri Kasım ayında gene 4 oyun ile karşılaşacaklar. Tales from the Borderlands ve Trackmania Turbo Xbox One için, Nights into Dreams ve Deadfall Adventure ise Xbox 360 için. Xbox 360 oyunlarının aynı zamanda Xbox One’da çalıştığını da belirtmek lazım. Bu oyunlar arasından Tales from the Borderlands’i öneriyorum. Eğer Telltale oyunlarını veya o tarz oyunları seviyorsanız, Borderlands bilin veya bilmeyin sizi çok eğlendiren bir oyunla karşılaşacaksınız. Daha fazla bilgi için yayınlanan videoya bakabilirsiniz.

Super Mario Odyssey, Wolfenstein 2: The New Colossus, Thor Ragnarok, AC Origins ve Stranger Things 2. Sezon İnceleme Puanları

Öncelikle Super Mario Odyssey ile başlayalım. Beklenen oyunun şu anda oyunun Metacritic ortalaması 9.7 veya 97. Nasıl demek isterseniz. Önemli oyun basınının verdiği puanlara baktığımızda IGN ve Gamespot’tan 10 puanları görüyoruz. Düşük notlarıyla bilinen Edge dergisinin de aynı şekilde oyuna 10 verdiğini görüyoruz. Wolfenstein 2’ye geldiğimizde ortalaması 8.9 iken şuanda çok fazla basının puanlarını vermediğini görüyoruz. Puanlarını verenlerden bazılarına bakarsak Dualshckers 9.5, Playstation Life Style 9.5 ve Polygon oyuna 9 notunu vermiş. AC Origins 8.4 ortalamaya sahip. IGN oyuna 9 verirken, Gamespot’un oyuna 7 verdiğini görüyoruz. Stranger Things’in 2. sezonu 7.8 ortalamaya sahip. Son olarak Thor Ragnarok ise 7.3 ortalamaya sahip.

Middle Earth Shadow of War Season Pass Tanıtım Videosu

Shadow of War oldukça beğenilen bir oyun olmayı başarmıştı. Açıkçası ben de oyunu beğendim. Daha bitirmedim ama yarısını geçtim. Ve şu ana kadar oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. İncelemesini yapmak istiyorum ama zaman kalır mı ondan emin değilim. Yan görevler yüzünden oyun beni biraz ana senaryodan kopardı fakat ana senaryoya küçük bir dönüş yapıp oyunu bitirmek istiyorum artık. Neyse. Konumuz oyunun DLC’leri. 40 dolarlık season pass’i aldığınızda 4 ek paket ile karşılaşacaksınız. İkisi yeni içerikler sunacakken diğer ikisi de yeni hikayeler sunacak. Çok gerekli mi, değil? Ama 10-15 dolara düştüğünde alınıp denenebilir.  Videosunu izleyerek daha fazla bilgi sahibi olabilirsiniz.

 

Herkes İçin Bir Şeyin Çıkacağı Gün: 27 Ekim

Yaklaşık iki haftadır 27 Ekim, 27 Ekim diye çığlık atıyorum. Çünkü çok beklenen 3 oyun, çok beklenen bir film ve çok beklenen bir dizi 27 Ekim’de çıkış yapıyor. İsterseniz gelin hep birlikte hepsini teker teker inceleyelim.

Assassin’s Creed Origins

27 Ekim’de çıkmasını beklediğim 3 şey var benim. Birisi de bu. Evet, AC serisini seviyorum. Unity’yi bile seviyorum. Ama azıcık. Çok az. Syndicate ile beni hayal kırıklığına uğratmamışlardı ve şimdi Origins ile umarım beklediğimi verecekler. Ayrıca söylemesem olmaz. İlk oynanış videolarından beri Witcher bu, Witcher, Witcher diye bağırdım herkes olabilir, olabilir dedi, şimdi inceleyen ve deneyen herkes aaaa, Witcher bu diyor.(Ne yapayım söylemezsem içimde kalırdı) Neyse. Oyun güzel gözüküyor. Seviye sistemi, zırh ve silah sistemi falan eğlenceli olacak gibi. Umarım iyi bir şey çıkar. Ayrıca oyunda günümüz kısımları ile ilgili hiçbir şey bilmiyoruz. Lütfen gene sadece ara sahneden ibaret olmasınlar. Lütfen…

Super Mario Odyssey

Belki ülkemizde çok beklenmiyor ama genel olarak baktığımızda birçok oyuncu bu oyunu bekliyor. Benim diyebildiğim tek şey ise, nasıl olsa asla oynayamayacağım yorum yapmanın anlamı bile yok, oluyor. Aynısını burada da diyerek oyunu geçeceğim. Nintendo Switch daha ülkemizde resmi olarak yok, Super Mario da neymiş?

Wolfenstein 2: The New Colossus

The New Order’ı denedim fakat pek beğenmedim. O yüzden bunu da merak etmiyorum ve oynamayacağım. Ama serinin seveni çok fazla. Ve nedenini anlayabiliyorum. Bu oyun da iyi olacak gibi gözüküyor. Seriyi sevenler zaten oyunu kaçırmayacaklardır. O yüzden diyebileceğim tek şey, umarım güzel bir oyun olur ve siz de severek oynarsınız.

Thor: Ragnarok

Ah o Infinity War yok mu? Evet, konu Thor Ragnarok ama benim asıl merak ettiğim şey Infiniy War. Marvel Sinematik Evreni’ndeki herkesin birleşeceği film. Galaksinin Koruyucuları 2’nin en azından jenerikten sonraki sahnelerinde bir atıf bekledim, ama olmadı. Fakat Thor Ragnarok’da bir şeyler olmalı. En azından jenerikten sonraki sahnede. Aslında Infinity War’un sızan fragmanını izlediyseniz ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Fragmandaki o olaya bir açıklık getirirler umarım. Bu arada fragman büyük ihtimalle Justice League’in vizyona gireceği hafta yayınlanacak. Çünkü Civil War’un Spider-Man’li ikinci fragmanı da Batman v Superman’in vizyona gireceği hafta yayınlanmıştı. Aynı şeyi sanırım daha sonra Wonder Woman’la da yapmışlar. Fakat ben Batman v Superman’i hatırlıyorum. Neyse, çok konuştum. Geçelim.

Stranger Things 2. Sezon

Sona bunu koymak istedim çünkü hepsi arasında en çok beklediğim şey bu. İlk sezon beni gerçekten büyülemişti ve bazı sahnelerde gerçekten meraktan çatlamıştım. 2. sezonda da hiçbir şey değişmemiş gibi duruyor. Daha büyük bir yaratık, daha fazla karakter, daha fazla bölüm ve daha fazla eğlence. Yani, umarım. Cuma günü okuldan gelip çantayı nasıl fırlatacağımı düşünme aşamasındayım şu an. O kadar heyecanlıyım evet. Düşündükçe daha da heyecanlanıyorum. O yüzden geçiyorum. Deli gibi bekliyorum kısaca. Kafayı yiyeceğim hatta.

Injustice 2 PC’ye Geliyor ve Açık Betası da Olacak, PUBG Xbox One İçin Kutulu da Çıkış Yapacak(Gündemden #15)

Gündemden de elbette kaldığı yerden devam ediyor. Hemen haberlere geçelim.

Injustice 2 PC’ye Geliyor!

Netherrealm Studios’un geliştirdiği Injustice 2, Mayıs ayında PS4 ve Xbox One için çıkış yapmıştı. Oyunu 10 saatten daha fazla süre oynayan biri olarak da oyunun oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Ve şimdi oyun PC’ye geliyor. Hem de Bu Sonbahar’da! Açık betası da bugün başlayacaktı. Fakat oyunun twitter sayfasında bugün başlamayacağını söylediler. Ne zaman başlayacağı ile ilgili net bir bilgi ise yok.

Animal Crossing: Pocket Camp Kasım’da Çıkış Yapacak

Animal Crossing Nintendo konsollarına özel olarak çıkan bir yaşam simülasyonu diyebiliriz. Kasım ayında ise mobile geliyor. Hem iOS hem de Android’e çıkış yapacak oyun bedava olacak. Ama koyduğunuz eşyaların yapımının daha kısa sürmesi için gerçek para harcayabileceksiniz. Eğlenceli bir oyun olabilir.

Insomniac Games Sunset Overdrive 2 İçin Yayıncı Arıyor

Xbox One’ın özel oyunlarından olan Sunset Overdrive oldukça beğenilmişti. Yapımcısı ise Ratchet and Clank’in ve yeni çıkacak olan Spider-Man’in de yapımcısı Insomniac Games’ti. Kendilerine gelen bir mesaja Sunset Overdrive 2’yi biz de yapmak istiyoruz, fakat yayıncı bulmamız lazım diye cevap verdi. Yani oyunun hakları Insomniac Games’te ve eğer yayıncı bulabilirlerse oyun çıkacak. Fakat büyük ihtimalle Xbox One’a özel olmayacak. Çünkü Microsoft’un ikinci oyunu çıkarmakla pek arası yok gibi gözüküyor.

Metal Gear Survive’ın Çıkış Tarihi Açıklandı

Fox Engine’i kullanan hayatta kalma oyunu Metal Gear Survive’ın çıkış tarihi açıklandı. Oyun Avrupa’da 22 Şubat tarihinde PS4, Xbox One ve PC için çıkacak.

PUBG Xbox One’a Kutulu Olarak Da Çıkacak

Günün son haberi ise PUBG’den. Oyunun Xbox One için de çıkacağını zaten E3 2017’de öğrenmiştik. Ve yapımcı firma oyunun sadece dijital değil kutulu olarak da çıkış yapacağını söyledi. Şimdilik oyunun fiyatı ve çıkış tarihi belli değil.(Xbox One versiyonunun)

Ve Gündemden 15’in sonuna geldik. Sizi en çok heyecanlandıran haberi yorum olarak yazabilirsiniz. Bir sonraki Gündemden’de görüşmek üzere.

 

İnceleme: The Evil Within 2

Belki daha önce dönmeliydim ama olsun diyelim. Kısmet bugüneymiş. Evet, artık sitede daha aktif olacağım. Okuldan dolayı zorlanabilirim ama haftada en az 1 yazı gelmesini planlıyorum. Daha fazla uzatmadan başlıyorum.(Heyecandan ölüyordu)

Hikaye olarak oyun direk ilk oyunun devamı. Ve eğer ilk oyunun hikayesini bilmiyorsanız, bunu da anlamazsınız. O yüzden hikayeyi anlatmak için ilk oyundan spoiler vermem gerekiyor. Herkes veriyor aslında ama ben uyarımı yaptım. İstemiyorsanız atlayabilirsiniz. İlk oyunun sonunda ana karakterimiz Sebastien’ın aslında Stem isimli bir makineye bağlı olduğunu öğrenmiştik. Makinenin amacı birçok insanı tek bir zihinde toplamak, ve insanların fikirlerinin birleşip yeni fikirler oluşturması gibi bir şey. Orası tam açık değil. Neyse. Ana karakterimizin karısı kayıp, kızı ise bir yangında ölmüştü. İkinci oyunun başında ilk oyundan tanıdığımız, Stem’i yapan Mobius isimli şirketin bir çalışanı olan Kidman bizlere kızımızın ölmediğini, onun da Stem’e bağlı olduğunu, fakat iletişimin kesildiğini, içeri gönderilen ekip ile de iletişim kesildiğini söylüyor ve kızımızı bulmak için o makineye giriyoruz.

Yani hikaye iyi. Biraz uzatılmış hissettiriyor ama gene de piyasadaki birçok oyunun hikayesinden iyi. Taban iyi olunca, gerisi de geliyor zaten. O zaman bir de Oynanış kısmına bakalım.

İlk oyun çizgisel bir oynanışa sahipken ikinci oyun bize açık alanlar sunuyor. Ve bence oyunun en büyük yeniliği bu. Stem’in içine girdiğimizde Union isimli bir şehre geliyoruz. Fakat bu şehir, bir sebepten dolayı parçalara ayrılmış. O yüzden büyük ve tek bir harita değil, küçük 4,5 tane harita var. Ben sadece ilkinde çok zaman geçirdim. Onun dışında diğerlerini hızlı geçtim. Ama o ilk haritada gördüğüm şeyler oldukça hoştu. Örnek vermem gerekirse, evleri geziyordum. Bir eve girdim, bir anda tamamen başka bir yerde korkunç bir yaratıkla buldum kendimi. Gerilimli bir kısımdan sonra çıkış kapısını açıp var gücümle koştum ve tekrar normal dünyaya döndüm. Peki bu ne demek? Adamlar açık dünyayı oyunu uzatmak için yapmamış demek. Ki bu çok güzel bir şey. Eğer Assaassin’s Creed ya da Far Cry gibi oyunların açık dünyalarından sıkıldıysanız(Ne hikmetse ikisi de Ubisoft oyunu) buna bayılacaksınız diyebilirim.

Evleri gezmekten bahsettim. Niye gezeyim ki diye sorabilirsiniz. Cevap şu, oyun size çok az mermi veriyor, ve mermi bulmak için çabalıyorsunuz, ben ilk haritada çok araştırdım, sonra da çok detaylı olmasa da etrafa göz gezdirerek gittim, ve mermier yetti diyebilirim. Elbette bittikleri de oldu. Fakat bunun sebebi büyük ihtimalle kolayda oynamam. Normal’de oynayınca eminim mermi bulmak o kadar kolay olmuyordur. İlk oyunu normalde oynamıştım ve mermiler için ne kadar araştırma yaptığımı tahmin bile edemezsiniz.

Açık dünya kısımlarını geçersek oyun çizgisel bir yapıya sahip genel olarak. Ki bu da oldukça mantıklı aslında çünkü oyun korku oyunu. Korku oyunu demişken, oyunun ne kadar korkuttuğundan konuşalım. Kısaca özetlemem gerekirse ilk oyun daha korkunçtu. Kulaklıkla oynamama rağmen o kadar fazla korkmadım. Atmosfer karanlık ve gerilimli onda sorun yok. Belki oyunu sürekli sabah oynadığımdan kaynaklıdır. Ona bir şey diyemeyeceğim. Fakat oyunda kesinlikle korktuğum bir şey varsa, o da yaratık tasarımları. Yaratık tasarımları oldukça güzel ve korkutucu. Boss’lar da oldukça gerilimli. O konularda oyun çok başarılı diyebilirim.

Boss’lar demişken silahlara bakalım. Silah çeşitliliği yeterli geldi bana. Tabanca, pompalı, keskin nişancı tüfeği ve taramalı gibi basit silahlarımız var. Açıkçası ben en çok tabanca ve pompalı ile gittim. Bir de onları geliştirince, tam oldu. Geliştirme demişken ona da bakalım. Oyunda bir kendinizi, bir de silahlarınızı geliştirebiliyorsunuz. Kendinizi dediğim daha hızlı koşma, daha fazla can vs. Silah geliştirmesi ise verilen hasarı arttırma gibi şeyler. Basit ama etkili kısaca. Hızlı koşma, daha fazla can gibi şeyler etrafta bulunan ve aynı zamanda düşmanları öldürdüğünüzde çıkan jellerden yapılıyor. Silah geliştirmesi ise silah parçalarından. Bir de mermi yapma falan var. Etrafta buluğunuz malzemeleri kullanıp farklı silahlar için mermiler veya canınızı doldurmak için şırıngalar yapabilirsiniz.

Teknik özelliklere geldiğimizde grafikler oldukça iyi. İlk oyundan sonra büyük gelişme var. Güçlü bir bilgisayarda test ettiğim için performans konusunda net bir yorum yapamıyorum. Ama bende sorunsuz çalıştı. Hiç bug veya glitch olduğunu da hatırlamıyorum. Sesler ve müzikler ise başarılı. Müzik pek duyduğumu hatırlamıyorum ama tema müziği oldukça iyi, bol bol dinliyorum son zamanlarda. Sesler ise oldukça başarılı. Genel olarak toparlamak gerekirse oyun oldukça iyi bir korku oyunu. Eğer korku oyunlarını seviyorsanız, kaçırmayın derim. Ama şunu söyleyeyim. Ben oyunu 8.5 saatte bitirdim. Yani oyun çok da uzun değil. Daha üst zorluklarda oynarsanız ve daha çok araştırırsanız 12, 13 saati bulabilirsiniz. Ama ben 8.5 saatte bitirdim.

Artılar:

-Hikaye İyi

-Vuruş Hissi Güzel

-Açık Dünya İyi Kullanılmış

-Performansta Sıkıntı Yok

-Grafikler İyi

Eksiler:

-Arada Tempo Düşüyor

-Atmosferi İyi Ama Çok Korkutamadı

-Tek Bir Harita Olsaydı Daha İyi Olabilirdi

Son Söz: Çok iyi bir oyun değil ama iyi bir oyun. Korku oyunu severler denemeli.

Puan: 8/10