The Rain Ön İncelemesi(İlk 3 Bölüm)

Spread the love

Netflix Dark ile Alman dizisi, Le Casa de papel ile de İspanyol dizisi çekmişken bu yeni tarzlarını Rain ile devam ettiriyorlar. Rain ise bir Danimarka dizisi. Peki iyi mi? İlk 3 bölümü izledim ve işte ilk düşüncelerim.(Ayrıca artık yeter Netflix! Bundan sonraki dizi The Protector olsun. Hani şu Çağatay Ulusoy’un oynadığı var ya. Ondan bahsediyorum.)

İlgili resim

Şimdi. Öncelikle konudan başlayalım. Yağmurda bir şey var ve bu yüzden herhangi bir damla insana çarptığı zaman insanı direk delirtiyor ve öldürüyor. Ana karakterimiz Simone ve kardeşi Rasmus, her şeyin başladığı gün anne ve babaları ile bir sığınağa geliyorlar. Bu sığınak da babasının çalıştığı yer olan Apollon’un sığınağı. Babası dışarı çıkıp gelmeyince, anneleri de bir sebepten dolayı ölünce yalnız kalan iki kardeş dışarı çıkıp çıkmama konusunda kararsız kalmıştır. Rasmus küçüktür, ama tek başlarına yapabileceklerini düşünmüyorlardır. Ve böylece dizi başlıyor. İlk 3 bölüm benim baya hoşuma gitti. Klasik bir ”Kıyamet Sonrası Evren” hikayesi aslında ama karakterler, ortam, çekimler vs. hoşuma gitti.

Ayrıca şu an özellikle Simone ve Rasmus karakterlerine gerçekten bağlandım, ve herhangi birinin başına bir şey geldiğinde ben de onlar kadar korkuyorum. Hikayede bazı saçmalıklar hissettim ama çok takılmadım. Eğlenceli bir dizi çünkü The Rain. Hatta bu insanların elinde biraz daha ilkel şeyler var, ama sığınaklar var ve bu sığınaklar yüksek teknolojili olayı birçok yerde Horizon: Zero Dawn oynuyormuşum gibi hissetmeme de sebep oldu. Fakat dediğim gibi daha 3 bölüm izledim ve sadece size de haber vereyim, ilginizi çekerse birlikte izleyip bitirir ve sonra konuşuruz diye önceden inceleme yapmak istedim. Tahminimce bu hafta tam inceleme ile de karşınızda olacağım. Görüşmek üzere.

Bir cevap yazın

Araç çubuğuna atla
Online Oyunlar Listesi - Oyun Haberleri - Oyun Videoları Youtube - Steam Çekiliş.
Tüm hakları Mario'nun mantarında saklıdır.
Hakkında - Gizlilik - Kullanım Şartları