Hafta Sonu #2: Soğuk Olmayan Kış Günleri(8-14 Ocak)

Yeni bir Pazar ve yeni bir Hafta Sonu. Bakalım bu hafta neler olmuş, neler çıkmış ve neler yayınlanmış…

Öne Çıkan Haberler

-God of War ile ilgili bir bilgi, bir de söylenti var. Öncelikle oyunda yan görevler olacağı ve bol bol da bulmaca bulunacağı belirtilmiş. Söylenti ise, gene çıkış tarihi ile ilgili. Oyun bir kez daha 22 Mart olarak listelenmiş. Ama zaten Sony’den de bir açıklama geldi, oyunun çıkış tarihi yakında söylenecek. Ki artık söylensin bir zahmet.

Steven Spielberg‘ün yaptığı Halo dizisi hala yapılmaya devam ediyormuş. Yani iptal edilmemiş. Ki duyuru videosu 4 sene önce yayınlanmıştı.

-Bu haberi sadece isimden dolayı aldım. Call of Duty: WW2’nin ilk DLC’si 30 Ocak’ta PS4’e geliyor. Daha sonra da Xbox One ve PC’ye çıkacak. Video:

-Gears of War 4’ün yapımcısı The Coalition, yeni bir IP üzerinde çalışıyormuş. Gears of War 4 bildiğim kadarıyla ne çok beğenildi, ne de hiç beğenilmedi. Genel olarak olumlu yorumlara sahip olan, ama orijinal oyunlardan daha kötü bir oyunmuş sanırım. Böyle konuşuyorum çünkü oynamadım. Ve Steam’e gelmediği sürece de oynamayı düşünmüyorum. O Microsoft Store iğrenç çünkü.

-Total War: Three Kingdoms duyuruldu. Warhammer oyunlarından sonra gene tarih odaklı bir Total War oyunu göreceğiz. Strateji oyunları ile ilgili pek bir bilgim yok. O yüzden sizi videoya yönlendiriyorum:

-Nintendo Direct Mini isimli bir etkinlik de gerçekleşti. Kendisi ile ilgili 4 farklı yazı yaptım yanlış hatırlamıyorsam. Çok önemli olan 2 tane var. AC Rogue Remastered ve Dark Souls Remastered. AC’ye buradan, Dark Souls’a buradan ulaşabilirsiniz.

Bu Hafta Çıkan Oyunlar

Bu hafta çıkan tek büyük oyun ise The Escapists 2. O da Nintendo Switch sürümü. Oyunla ilgili pek bir bilgim yok. Bir hapishaneden kaçmaya çalıştığınızı biliyorum, The Walking Dead sürümü falan vardı onu biliyorum, ve bir de Worms’ün geliştiricisi Team 17’nin yaptığını biliyorum. Nintendo Switch sahibiyseniz gidip deneyebilirsiniz. Eğlenceli bir oyun olduğunu duydum. Tabii eğlenceli olduğunu duyduğum için de oyunu gidip almayın. 🙂

Bu Hafta Çıkan Filmler

Bu hafta kesinlikle daha yoğunuz. Yolcu, Aramızdaki Sözler, Ruhlar Bölgesi: Son Anahtar, Daha, Zirve, Deliha 2 ve The Post, çıkışını yaptı. Ben Yolcu filmine gitmeye karar verdim ve kendisi ile ilgili bir yazı da yazdım. Bu filmler arasından Aramızdaki Sözler’in çok beğenilmediğini duydum. Ruhlar Bölgesi: Son Anahtar’ı ise ismen biliyorum. Daha önce hiç o seriden film izlemedim.

Deliha’yı falan geçiyorum zaten. Bir de The Post’u biliyorum ama filmle ilgili tek bilgim Tom Hanks’in oynadığı. Konusunu falan bilmiyorum. İlla bir filme gidecekseniz Yolcu’yu tavsiye edebilirim. Onun dışında korku seviyorsanız ya da türk filmi seviyorsanız zaten gideceğiniz filmler belli. Ama normal bir izleyiciyseniz, bu hafta evde oturmak daha iyi bir seçenek olabilir.

Sitede Bu Hafta

Sitede bu hafta toplam 14 yazı yayınlanmış yani bir güne 2 yazı düşüyor ki bu oldukça iyi bir rakam. Öncelikle bu hafta herhangi bir oyun incelemesi veya 2018’de Çıkacaklar yazısı göremediniz. Üzgünüm, biliyorum. Biraz meşgulüm son zamanlarda çünkü yetiştirmem gereken bir proje var.(Evet, okulun son haftasında) Ve onunla uğraştığım için 2018 yazısını yazamadım. Ama bu hafta için bir plan yapacağım ve ona göre gideceğim.

Bu planı da hemen şöyle özetleyeyim:

PZT: Horizon Günlükleri

SALI: Oyun İncelemesi

ÇARŞ: Star Wars Battlefront 2 Günlükleri

PERŞ: Destiny 2 Günlükleri

CUMA: Oyun İncelemesi

CMT veya PAZ: Film İncelemesi(Gidemeyebilirim Ama)

PAZ: Hafta Sonu

Bunların dışında farklı yazılar da gelebilir ama bu hafta bu yazıları getirmek istiyorum ki fark ettiyseniz her gün dolu. Şimdilik görüşmek üzere…

İlk IMAX Deneyimim – Yolcu(The Commuter) Değerlendirmesi

Bugün ilk defa IMAX’te film izledim. İsmi ise, The Commuter’dı…

The Commuter, bizlere zor durumda olan bir babanın, her gün bindiği trende küçük bir teklif almasının ardından neler yaşandığını gösteriyor. Film bir aksiyon filmi ve başrolü de Liam Neeson. Öncelikle, filmde hiç sıkılmadım. Hikayesi güzel başlıyor, fakat sonu biraz hızlı toparlanıyor ve beklediğinize değecek bir son görmüyorsunuz. Çünkü aslında film, bir gizem filmi. Murder on the Orient Express’i baya anımsattı bana.

Onun dışında filmin genel temposuna bakarsak gayet yeterli olduğunu düşünüyorum. Tek sorun filmde çok fazla aksiyon sahnesi olmamasıydı ki bu bir aksiyon filmi aslında. Hatırladığım 2 tane aksiyon sahnesi var ve aslında ikisi de hiç fena değiller. İlki, biraz daha küçük çaplıyken ikincisinde Uncharted gibi uçmuşlar biraz ki bu oldukça hoşuma gitti. Fakat filmde aksiyon sahnelerinin az olmasından dolayı bu filmin neden IMAX’e geldiğinden emin değilim. Evet, IMAX’in ses ve görüntü kalitesiyle film çok daha iyi.

Ve evet, bir sahnede resmen sinema sallandı ama film başlamadan önce gördüğümüz Avengers: Infinity War fragmanında salon 3,4 kere sallandı. Ki burada da filme IMAX’te gidin diyemeyeceğim. Çünkü IMAX ucuz bir şey değil, ve paranızı bu filme harcamak, üzgünüm ama kalsın. Ama evde izlemek için hoş, eğlenceli bir film arıyorsanız The Commuter’a bakabilirsiniz.

Puan: 6/10

Hafta Sonu #1: Sönük Bir İlk Hafta(1-7 Ocak 2018)

Hafta Sonu’nun ilk yazısına hoş geldiniz. Yazıda genel olarak o hafta çıkan oyunlar, filmler, öne çıkan oyun haberler, siteye gelen yazılardan vs. bahsedeceğim. Sıra olarak önce Haberler, sonra Çıkacaklar, sonra da Siteye Gelen ve Gelecek Olanlarla ilgili konuşacağım. Hemen başlayalım.

Öne Çıkan Haberler:

-Uncharted: The Lost Legacy’nin yönetmeni Shaun Escayg, Naughty Dog’dan ayrıldı. Oyunla ilgili zaten bir değerlendirmem var. Ana serideki birçok oyundan iyiydi bence. Tebrik etmek lazım. Kendisi ayrıca resmi hesabından Avengers logosu paylaşmış. Herhalde yeni Avengers oyunu üzerinde çalışacak.

-Slender Man filminin ilk fragmanı çıktı ve film 18 Mayıs’ta yayınlanacak. Kendisinin fragmanı ile ilgili de detaylıca bir yazım var. İlginç bir film gibi duruyor. Bekleyip görmek lazım.

-Bir diğer önemli haber ise Monster Hunter: World’ün PC için Sonbahar’da çıkacağı oldu. Çok daha erken çıkmalıydı diye düşünüyorum. Konsollar için iki hafta sonra falan çıkıyor çünkü. 26’sı olması lazım.

-Injustice 2’nin DLC karakteri Enchantress için bir oynanış videosu paylaşıldı. Herkesin gözü malum başka bir karakterde olduğu için -veya karakterlerde diyelim- çok beklendiğini sanmıyorum. Bilmeyenler için de Suicide Squad’daki kötü karakter bu Enchantress. Neyse gelsin bakalım.

Bu Hafta Vizyona Giren Filmler(Normalde İlk Başta Oyunlar Olacaktı Ama Oyun Çıkmamış)

-Bu hafta sanırım 4 adet film çıkmış. İlki elbette birçok kişi tarafından beklenen Arif v 216. Kendisine gitmedim ama başka bir Türk komedi filmine gittim, ondan da bahsedeceğim. Ama gördüğüm kadarıyla insanlar beğenmiş, yani sanırım. Türk sinema ve dizi sektöründe beni pek güldüren şeyler çıkmıyor diyebilirim. Daha çok Güldür Güldür Show veya Tolgshow gibi skeç üzerine şeylere gülüyorum.(Yerli olarak)

-Diğeri Ölüm Odası, ki her hafta giren korku filmlerinden biri daha gibi gözüküyor. Pek bir bilgim yok. Ardından İngiltere Benim adlı bir film girmiş. Kendisi hakkında da pek bir bilgim yok ve son olarak Bobi: Dikenlerin Gücü Adına isimli bir film girmiş. İsmine çok gülüyorum fakat çocuklar için, bir şey demiyorum. Çocuğunuzu götürmek için ideal gözüküyor.

-Büyük ihtimalle bu hafta filme gidecekseniz Arif v 216’ya gideceksiniz. Ben ise ailemle Aile Arasında isimli filme gittim. Öncelikle kendime soruyorum, niye gülmeyeceğini bildiğin filmlere gidiyorsun. Neyse, evet ben gülmedim. Ama annem ve babam gülmekten çatladı diyebilirim. Türk komedilerine gülüyorsanız ve gitmediyseniz, büyük ihtimalle Arif v 216’ya gideceksiniz. Ama eğer gitmeyecekseniz, buyurun Aile Arasında’ya gidebilirsiniz.

Site Hakkında

-Geldik site ile ilgili bölüme. Bu hafta 10 tane yazı yayınlamışım. Bununla birlikte 11. Bir de bundan sonra gelecek var(yetişirse), onunla da 12. Güzel bir hafta geçirmişiz diyebilirim. Şimdi, şu Özel Yazılar meselesine dönelim. Onlara Değerlendirmeler ve Çok Uğraştığım Yazıların yanında Günlükler’i de ekliyorum. Ama artık haftada 3’ten, 4’e çıktı sayıları. Önümüzdeki hafta büyük ihtimalle bir oyun incelemesi, bir 2018’de Çıkacak Oyun ve Filmler yazısı, bir veya 2 tane de günlük yazısı göreceksiniz.

Hafta Sonu’nun ilk yazısı böyleydi. Görüşmek üzere.

Bir Korku Filmi Daha – Slender Man 1. Fragman Değerlendirmesi

Haftanın ikinci Özel Yazısı’na hoş geldiniz. Bugün ki konumuz, 1 saat önce haber olarak yayınladığım Slender Man’in fragmanı. Kendisine şöyle detaylı bir bakış atacağız. Ama bu bir fragman olduğu için sonda filmi ne kadar beklediğimin puanını göreceksiniz. Gene 10 üzerinden. Daha fazla uzatmadan fragmanı koyup başlayalım.

Evet, öncelikle bir Sony filmi daha. Son yıllarda rezalet filmlerle tanınan Sony bu yıl fena değildi. Jumanji’yi beğendim, Flatliners aynı şekilde iyiydi, Spider-Man Homecoming’i ben sevmedim ama birçok kişi sevdi falan o yüzden dediğim gibi biraz daha toparladılar kendilerini diye düşünüyorum. Fragmandan aldığım tat da kesinlikle kötü değildi. Slender Man olayını bir senaryoya oturtmuşlar, üzerini de korkunçlukla kaplamışlar.

Korku düzeyi oldukça hoşuma gitti. Çok kötü bir film gibi durmuyor bence. Sadece fragmanın tempo sorunu var ki bu son dönem fragmanlarında çok olmaya başladı. Jurassic World 2 fragmanı da böyleydi. Fragmanlar, kullanılan müzik ile uyumlu değiller gibi duruyor. Mesela bu fragmanda ilk başta güzel bir tempo var. Sonra bir anda tempo düşüyor, bir anda yükseliyor, sonra tekrar düşüyor ve fragman bitiyor.

Jurassic World fragmanının hali daha kötüydü. Müzikle uyumlu gitmediği için ıkınıyormuş gibiydi. Görüntüler ve müzik geçmek için resmen zorlanıyorlardı. Ki ben bundan nefret ediyorum. Demek istediğim Jurassic World 2 fragmanı ile Avengers fragmanını, ya da Assassin’s Creed fragmanını falan karşılaştırın. Hangisi daha çok zevk veriyor ve sizi gaza getiriyor?

Bu fragmanın sorunu da o işte. Fragmanlar böyle çıkınca ben de baygınlık geçiriyorum. Neyse, genel olarak düşüncelerim olumlu. Sinemada gider miyim, bilemiyorum. Bir arkadaş bulursam belki, ama tek başıma? Asla!

Puan: 6/10

Sinemia Nedir, Nasıl Kullanılır, Alınmalı Mıdır?

Haftanın ilk Özel Yazı’sı ile karşınızdayım. Konumuz Sinemia. Son zamanlarda belki reklam olarak karşınıza çıkmış olabilir. Ben de kendisiyle reklam yoluyla tanıştım ve hoşuma gitti. Bu yüzden gidip çift kişilik paketlerinden aldım ve size de deneyimlerimden bahsetmek istedim. (Ayrıca bu yazı, Sinemia’nın sistemini genel olarak bilen, ama almak konusunda sorun yaşayan, alsam neyi nasıl yapmalıyım, ne yapabilirim diyenler içindir. Yani Sinemia’nın genel olarak ne olduğunu bilmiyorsanız, yazıda da pek açıklamadım. Evet bu kısmı sonradan ekledim.)

Öncelikle paket seçiminizi yapıp sipariş ettikten sonra bana 2 gün içinde geldi. Ki bu kadar erken gelmesini hiç beklemiyordum. Neyse geldi, ben zaten önceden mobil uygulamayı indirmiştim. Ve bu arada evet, Sinemia için telefonunuzda uygulamanın olması bildiğim kadarıyla şart. Uygulamayı açtım, ve kullanamadım çünkü film yoktu. Evet, Star Wars’a bilet aldığımızdan sonra gelmişti ve o yüzden geçen haftaya kadar bekledim. Geçen hafta konuşuyorduk bu hafta sonu Jumanji’ye gidelim diye. Ben de 3 film hakkımız var ayda, boşa gitmesin diye gidip Ferdinand’ı izleyeyim dedim.

Jumanji daha belli değilken Ferdinand için ön bilet aldık. Evet, Sinemia’da ön bilet de çalışıyor. Biletimi aldım, hiç sorun da yaşamadım. Mobil uygulamadan kartı aktif ettim ve sonrada girip Cinemaximum’un sitesinden bileti aldım. Burada da kredi kartı kullanır gibi kullanıyorsunuz Sinemia kartını. Oldukça kolay. Ama işler bu noktadan sonra garip olmaya başladı. Öncelikle Jumanji’ye daha önce gidecektik ve ona da ön bilet alalım dedik ama aynı anda bir tane ön biletiniz olabilir dedi. Ki açıkçası bu saçmalık. Bir diğer problem ise bu kart ayda 3 sinema hakkı verse de IMAX teknolojisine sadece 1 kere gidebiliyorsunuz.

Ki sinema gündemi karışacak gibi duruyor. 3 hafta üst üste IMAX’te gidilebilecek güzel filmler var. İşte bu noktada Sinemia beni biraz kaybetti. Daha IMAX’i deneyimleyemedim. En yakın ya Coco’da, ya da Maze Runner: Death Cure’da deneyebileceğim. Ki onlara da 2 hafta falan var ama eğer IMAX söylendiği kadar iyi bir teknoloji ise üzgünüm Sinemia ama bir potansiyel müşterini kaybettin.

Daha fazla uzatmak istemiyorum. Bol bol konuştum. Bol bol övdüm ama sonda da baya giydirdim. Kullanımı rahat, Canlı Destek de iyi çalışıyor, ama IMAX olayı olsun, Ön Bilet sıkıntıları olsun, bunlar çözülmeli. Ama şimdilik, aldığım paket bitince bir daha kullanmam gibi geliyor.

2017’de Unutamadıklarım #5: Oynasaydım, İzleseydim Listeye Kesinlikle Girecekler

2017’de oynayamadığım birçok oyun oldu. İzleyemediğim dizi ve filmler de oldu. Ben de bunlardan 3 tanesini seçip üzerine kısaca konuşmak istedim.

It(Film)

Korku oyunları ve filmleri ile pek aram yoktur. Ama It, nedense bana Stranger Things’i anımsatıyor. Ve Stranger Things denince benim için akan sular durur. O yüzden bir şekilde It’i izleyeceğim. Sanırım şu an bir yerlerde var, resmi olarak çıkış yaptı ama tam olarak ne zaman izlerim onu bilemiyorum. Fakat izleyebilseydim herhalde beni oldukça etkilerdi ve bu listede de yer alırdı diye düşünüyorum.

Murder on the Orient Express(Film)

Bunu diyeceğimi pek beklemezdim ama yıldızlardan oluşan kadrosu ve Agatha Christie’nin aynı isimli dedektiflik romanından uyarlanması filme karşı beklentimi arttırdı. Fakat maalesef zaman bulup gidemedim. Her ne kadar It kadar olmasa da gene de eğer izleseydim, listemde ufaktan da olsa bir yeri bulunurdu diye düşünüyorum.

The Legend of Zelda: Breath of the Wild(Oyun)

Aldığı tonla ödül ve beğeniden dolayı Zelda: Breath of the Wild da eğer Switch’im olsaydı ve oynasaydım kesinlikle listemde olurdu diye düşünüyorum. Open World oyunlara bayılan birisi olarak izlediğim videoları da hesaba katıp bu kanıya vardım. Listede kesinlikle yer alırdı. Ama oynasaydım.

Bu arada evet, bu yazı dün gelmeliydi ama dün çok yoğundum o yüzden bugün yayınladım. Fakat bugün 4. yazı da gelecek.

Çılgın Hırsız 3 – 1.5 Saatlik Müzik Klibi

Animasyonları severim. Hele Disney animasyonlarına, özellikle Pixar’ın yaptıklarına bayılırım. Inside Out, Incredibles ve Toy Story gibi birçok güzel işleri var. Ve her ne kadar onlar kadar iyi olmasalar da bu minyonları da seviyorum. Ama bu film…

İlk film güzeldi. İkinci film iyiydi. Minyonlar ortalamaydı ama 3, hayır. Filmin konusu Gru’nun ajanlıktan atılması ve kardeşi olduğunu anlamasıyla başlıyor. Sonrasında da elbette bir kötü karakterimiz var. Fakat başlıktan da anlayabileceğiniz gibi 1.5 saatlik filmin 1 saatinde sürekli bir müzik var. Sürekli herkes dans ediyor. Bir ara sinemaya gittiğimizde bu film de sinemadaydı. Ve içeriden çıkan bir kadının dans ettiğini görmüştüm. Elbette çocuğu vardı ve onu da dans ettirmeye çalışıyordu ama çocuğun umurunda değildi.

Neyse, tabii o zaman anlam verememiştim. Ama şimdi kadını anlıyorum, kadın büyük ihtimalle müzikler sayesinde hipnotize edildi ve çıktıktan sonra ona dans et talimatı verildi. Onun dışında artık film acayip tekrar ediyor. Minyonlar artık o kadar şirin gelmiyor. Ve hepsinden kötüsü, film sıkıcı. Yani, daha fazla konuşmak istemiyorum. Kötü bir film. 4’ü izlemeyi de düşünmüyorum.