Hafta Sonu #1: Sönük Bir İlk Hafta(1-7 Ocak 2018)

Hafta Sonu’nun ilk yazısına hoş geldiniz. Yazıda genel olarak o hafta çıkan oyunlar, filmler, öne çıkan oyun haberler, siteye gelen yazılardan vs. bahsedeceğim. Sıra olarak önce Haberler, sonra Çıkacaklar, sonra da Siteye Gelen ve Gelecek Olanlarla ilgili konuşacağım. Hemen başlayalım.

Öne Çıkan Haberler:

-Uncharted: The Lost Legacy’nin yönetmeni Shaun Escayg, Naughty Dog’dan ayrıldı. Oyunla ilgili zaten bir değerlendirmem var. Ana serideki birçok oyundan iyiydi bence. Tebrik etmek lazım. Kendisi ayrıca resmi hesabından Avengers logosu paylaşmış. Herhalde yeni Avengers oyunu üzerinde çalışacak.

-Slender Man filminin ilk fragmanı çıktı ve film 18 Mayıs’ta yayınlanacak. Kendisinin fragmanı ile ilgili de detaylıca bir yazım var. İlginç bir film gibi duruyor. Bekleyip görmek lazım.

-Bir diğer önemli haber ise Monster Hunter: World’ün PC için Sonbahar’da çıkacağı oldu. Çok daha erken çıkmalıydı diye düşünüyorum. Konsollar için iki hafta sonra falan çıkıyor çünkü. 26’sı olması lazım.

-Injustice 2’nin DLC karakteri Enchantress için bir oynanış videosu paylaşıldı. Herkesin gözü malum başka bir karakterde olduğu için -veya karakterlerde diyelim- çok beklendiğini sanmıyorum. Bilmeyenler için de Suicide Squad’daki kötü karakter bu Enchantress. Neyse gelsin bakalım.

Bu Hafta Vizyona Giren Filmler(Normalde İlk Başta Oyunlar Olacaktı Ama Oyun Çıkmamış)

-Bu hafta sanırım 4 adet film çıkmış. İlki elbette birçok kişi tarafından beklenen Arif v 216. Kendisine gitmedim ama başka bir Türk komedi filmine gittim, ondan da bahsedeceğim. Ama gördüğüm kadarıyla insanlar beğenmiş, yani sanırım. Türk sinema ve dizi sektöründe beni pek güldüren şeyler çıkmıyor diyebilirim. Daha çok Güldür Güldür Show veya Tolgshow gibi skeç üzerine şeylere gülüyorum.(Yerli olarak)

-Diğeri Ölüm Odası, ki her hafta giren korku filmlerinden biri daha gibi gözüküyor. Pek bir bilgim yok. Ardından İngiltere Benim adlı bir film girmiş. Kendisi hakkında da pek bir bilgim yok ve son olarak Bobi: Dikenlerin Gücü Adına isimli bir film girmiş. İsmine çok gülüyorum fakat çocuklar için, bir şey demiyorum. Çocuğunuzu götürmek için ideal gözüküyor.

-Büyük ihtimalle bu hafta filme gidecekseniz Arif v 216’ya gideceksiniz. Ben ise ailemle Aile Arasında isimli filme gittim. Öncelikle kendime soruyorum, niye gülmeyeceğini bildiğin filmlere gidiyorsun. Neyse, evet ben gülmedim. Ama annem ve babam gülmekten çatladı diyebilirim. Türk komedilerine gülüyorsanız ve gitmediyseniz, büyük ihtimalle Arif v 216’ya gideceksiniz. Ama eğer gitmeyecekseniz, buyurun Aile Arasında’ya gidebilirsiniz.

Site Hakkında

-Geldik site ile ilgili bölüme. Bu hafta 10 tane yazı yayınlamışım. Bununla birlikte 11. Bir de bundan sonra gelecek var(yetişirse), onunla da 12. Güzel bir hafta geçirmişiz diyebilirim. Şimdi, şu Özel Yazılar meselesine dönelim. Onlara Değerlendirmeler ve Çok Uğraştığım Yazıların yanında Günlükler’i de ekliyorum. Ama artık haftada 3’ten, 4’e çıktı sayıları. Önümüzdeki hafta büyük ihtimalle bir oyun incelemesi, bir 2018’de Çıkacak Oyun ve Filmler yazısı, bir veya 2 tane de günlük yazısı göreceksiniz.

Hafta Sonu’nun ilk yazısı böyleydi. Görüşmek üzere.

2018’de Site İle İlgili Planlarım

2018 yılı geldi. Ve ben de bu sene siteye tüm ağırlığımı vermek istiyorum. Neler olduğunu göreceğiz. Peki tam olarak ne yapmak istiyorum?

Öncelikle yeni bir yazı serisi var. Ve ismi Hafta Sonu. İsminden de tahmin edilebileceği gibi haftanın sonunda gelecek. Yani her Pazar gelecek. O hafta çıkan filmler ve oyunlardan bahsetmek gibi bir planım var. Oyunculardan, izleyicilerden ne tepkiler alındı gibi. Ayrıca haftanın önemli haberlerini de bulabileceksiniz. Bunların yanında küçük indirimlerden de bahsedeceğim. Bir de o hafta gelen yazıların üzerinden geçeceğim. Bunu demişken ikinci yapmak istediğim şeye de gireyim.

Haftada 3 adet Özel Yazı gelecek. Peki nedir bu özel yazı? Değerlendirmeler ve 2017’de Unuttuklarım, Steam Oyun Önerileri gibi uzun zaman harcadığım yazılar. Zaten başka şey mi yapıyorsun diyebilirsiniz ama artık haberlere de ağırlık vereceğim. Ayrıca bu 3 adedi de sadece 3 adet olarak algılamayın. En az 3 adet. Ve aslında bu iki şey, benim 2018 planım. Her hafta Pazar günü Hafta Sonu yazısını getirmek ve her hafta en az 3 adet Özel Yazı getirmek. Ve ayrıca, bu haftadan itibaren başladığımı da belirtmek istiyorum.

2017’de Unutmadıklarım #1: 9 Seneden Sonra(Crash Bandicoot N Sane Trilogy)

Ve geldik o ana. 2018’e girmemize 3 saatten daha az bir süre kaldı. Benim de 2017’de en çok unutamayacağım şeyi açıklama vaktim geldim. En son ana oyunu 2008’de çıkan, Dünya’daki en sevdiğim oyun serisi Crash Bandicoot’un geri dönüşü. Crash Bandicoot N Sane Trilogy…

İlk ön sipariş ettiğim oyun olmasıyla da öne çıkan Crash Bandicoot N Sane Trilogy, benim için çok farklı bir şey anlam ifade ediyordu. En son oyunu 2008’de çıkmış bir seri için ölü seri derler. Crash’e de öyle diyorlardı. Ama Crash, E3 2016 Sony konferansındaki duyurusuyla geri döndü! Ardından PSX 2016’da gördüğümüz oynanış videosuyla beni resmen çılgına döndürdü. Ve 120 TL verdiğime zerre pişman değilim. Crash geri döndü! Çok daha iyi grafiklerle, eski halini kaybetmeden. 3 tane oyunu içinde bulunduran bu dev paket şimdilik PS4’e özel. Ve umarım da öyle kalır. Birkaç sızıntı olmuştu çünkü.

Burada neden sadece PS4’e özel kalmasını istiyorsun diyebilirsiniz. Çünkü Crash serisi, Multiplatform olduğunda bozdu. O yüzden 80 tane konsola çıkmadan başladığı yerde kalsa oldukça güzel olur. Ve böylece, bir yazı serisinin daha sonuna geldik. 2018’de çıkacak oyun ve filmler, En Çok Beklediğim Filmler, En Çok Beklediğim Oyunlar gibi yazılar gelecek. Ayrıca birkaç küçük şey daha var 2018’de yapmak istediğim. Site ile ilgili olarak elbette. Şimdiden Yeni Yılınız kutlu olsun. Umarım ölüm olmadan, üzüntü olmadan, sadece mutluluk dolu bir sene geçiririz. Umarım sene boyunca hiç üzülmez, hep gülersiniz. Umarım sevdiklerinizle birlikte olur, iyi vakit geçirirsiniz. Umarım, eğlenmek için oyun oynarken, film izlerken, dizi izlerken, öte yandan da hayatınızda hiç duymadığınız, hiç bilmediğiniz bir şeyler öğrenirsiniz.

Ama en büyük isteğim, kesinlikle mutlu bir sene geçirmeniz, geçirmemiz. Umarım, sene boyunca, suratınızdaki tebessüm hiç eksilmez…

2017’de Unutamadıklarım #2: Hawkins’e Dönüş(Stranger Things 2. Sezon)

Stranger Things’in ilk sezonu beni gerçekten büyülemişti. İlginç hikayesi, mükemmel oyunculukları ve karakterler ile aranızda oluşan bağ, beni gerçekten çok etkilemişti. İkinci sezonu ise çok, çok fazla bekledim. Fragmanlarını 10,15 kere izledim, ilk sezonu tekrar izledim, neredeyse her gün arkadaşlarımla konuştum vs. vs. Ve her ne kadar ilk sezon kadar iyi olmasa da 2. sezonu da oldukça sevmiştim, ve 2017’de kesinlikle unutamadıklarım arasında olacak. Bu arada biliyorum, Enes Batur’un filminin fragmanı çıktı, üzerine bahsetmek bile istemiyorum, ne düşündüğümü tahmin ediyorsunuzdur.

Evet, öncelikle ikinci sezon, ilkinden daha fazla bölüm sayısına sahip. İlk sezon 8 bölümken, ikinci sezon 9 bölüm. Bunun yanında diziye birçok yeni karakter eklenmiş ve hiçbirini ana ekip kadar sevemesem de kötü olduklarını düşünmüyorum. İkinci sezon ile ilgili en büyük sorunum tamamen gereksiz olan 7. bölüm ve çok daha düz ilerleyen bir senaryoya sahip olması. Düz derken, ilk sezonda çok daha değişik şeyler oluyordu. Örneğin o ışıklarla konuşma sahnesi herhalde benim favori sahnem. İkinci sezonda öyle bir şey yoktu. Ayrıca dediğim gibi 7. bölüm maalesef hiç ilgimi çekmedi, ve tüm bölümün sadece bir konuya ayrılmış olmasından dolayı 7. bölümde acayip baydım.

Ama bu iki etken dışında senenin en iyi dizilerinden diyebilirim. Burada Dark mı yoksa bu mu diye bir soru da sorabilirsiniz. Çünkü onu çok sevdiğimden bahsettim. Açıkçası Dark, ikinci sezondan daha iyi olsa da Stranger Things’in 1. sezonunu sanki daha çok seviyorum. Aman neyse, hepsini seviyorum işte. Enes Batur filmini, hayır.

Yazdığım 201. Konu!

Evet normalde 200. konu için yapacaktım ama olsun. Sitedeki 201. konu oldu bu. Ama açık konuşayım, Nisan’da açılan bir site için 9 ay sonra 201. konuya ulaşmak çok güzel değil. Ama zaten sizin de bildiğiniz gibi son zamanlarda çok daha fazla yazı koyuyorum. Neyse, yazmam gereken farklı şeyler var. Ama dediğim gibi, 201. konu oldu! Yeeeeeeeey!

 

2017’de Unutmadıklarım #4: Galiba Çıkar Çıkmaz Alacağım(Spider-Man İlk Oynanış Videosu)

2017’de en çok unutmadığım 4 şeye geldik. Evet, liste bundan sonra en kötüden en iyiye doğru gidiyor. Bundan öncekiler, Spider-Man’in ilk oynanış videosundan daha aşağıdalar, ama belli bir sıralamaları yok. Fakat bundan sonra 2017’de En Çok Unutmadığım 4. 3. 2. 1. şey şeklinde gidecek. 2017’de En Çok Unutamadığım 4. şey E3 2017 Sony konferansında yayınlanan Spider-Man oynanış videosu. O hareketler, o hız, o çevre etkileşimi, o ağ atarak şehirde gezme ve tabii ki aşırı havalı Quick Time Event’ler. Fragman bittiğinde söyleyebildiğim tek şey lütfen Haziran’da çık ki karne hediyesi olarak seni alabileyim oldu.(Evet, paramın biteceğini biliyordum ki şu andan itibaren hiç oyun almazsam Spider-Man çıkana kadar, ancak o zaman oyunu çıkar çıkmaz alabilirim.)

Ben böyle oyun hakkında düşünürken tabii ki Paris Games Week’te gördüğümüz hikaye videosunu da unutmayız. Ama elbette o oynanışın yeri ayrı. Neyse, oyun hakkında zaten deli gibi konuştum. Yeter bu kadar.

2017’de Unutmadıklarım #6: Kendi Sitem Var(Sitenin Açılması)

Belki bazılarınız hile olarak görebilir ama bunu da eklemek istedim. 2017’de unutamadıklarıma kesinlikle giriyor çünkü. Ayrıca 200. yazıya da yaklaşıyoruz. Onun için de bir şeyler bekleyebilirsiniz. Tahminlerime göre Cuma günü 200. yazıya ulaşacağız. O gün için biraz hazırlık yapmak istiyorum ama bakalım. Neyse, gene çok uzatmaya gerek yok. 2017’de kesinlikle unutamadıklarımdan biriydi. Bu arada yarın, 2017’de Unutamadıklarım listesine oynasaydım veya izleseydim kesin girecekler konulu bir yazı gelecek. Şimdiden kendinizi hazırlayın çünkü baya bir şey var.