Hayaller ve Hayatlar – Destiny 2 Curse of Osiris Değerlendirmesi

Destiny 2, çıkışında gerçekten bir hikayesi olmasıyla ve PC’deki inanılmaz performansıyla çok konuşuldu. Fakat gün geçtikçe oyuncular her şeyin o kadar da iyi olmadığını keşfettiler. Ama ilk DLC duyuruldu ve Osiris ortaya çıkınca herkes bir anda coştu. Ben ilk başta anlamadım. Meğerse bu Osiris, Destiny’nin evreninde önemli bir yere sahipmiş ve Ikora Rey ablamızın öğretmeniymiş. Çok güzel gözüken o CGI videodan sonra umutlar tavan yaptı. Ama oyun bir çıktı, işte o an Destiny 2, yeni Battlefront 2 olmuştu.

Hikayeden başlayalım. Osiris, Ghost’u Sagira ile birlikte Infinite Forest adlı bir yere giderler, burada Osiris saldırıya uğrar, sonra Sagira’yı bir portal yardımıyla oradan çıkartır. O ise Infinite Forest’ta kalır. Sonra Ikora, bizden Merkür’e gitmemizi ister, Sagira’yı bulmaya çalışırız falan filan galiba. Tahmin edemediyseniz oyunun hikaye anlatımı çok zayıf. Aşırı zayıf. Destiny 1’den daha kötü bile olabilir, o kadar söylüyorum. Çünkü Destiny 1’de en azından ne yaptığım hakkında bir fikrim vardı. Şuraya gidiyorum, şu gizemli kadını bulmaya çalışıyorum vs. Peki ya bunda? Bölümlerin amaçları ile ilgili hiçbir fikrim yok. Sadece Osiris’i bulmamız lazım kısmını anlayabildim ben.

Ve oyunda sadece 2 ara sahne var. Ana oyundaki gibi CGI sahne ise 1 tane. Diğeri oyun içi. Tabii gene galiba. Hikaye o kadar silik ki, Osiris’in tipini bile hatırlamıyorum, yani bu kadar rezalet bir hikayeyi nasıl yazabildiniz, gerçekten aklım almıyor ya bravo! Oynanışa gelelim, oynanışa gelelim. Biraz da oradan bir şeyler umalım mı? Yok, yok ummayın. Oyuna eklenen içeriğe bakalım şöyle. Öncelikle 8 tane senaryo görevi eklenmiş ki rezaletler. Hepsi berbat. Bir bölüm mesela 15 dakika sürüyor. 13 dakikasında Pike’tasınız. Şu ateş eden motorda yani. Son 2 dakikada ise ayaktasınız. Bu mu Bungie? Bu mu yani?

Hele son görev, hayal kırıklıklarından hayal kırıklığı beğendirdi. Bir son Boss var ki oyunda, devrim niteliğinde. Küçük bir platformun başındasınız. Sona doğru gidiyorsunuz. Düşmanlar geliyor, öldürüyorsunuz ve sona ilerliyorsunuz. 3 barın bir barını götürüyorsunuz. Boss’un barları bunlar. Sonra sizi haritanın gene başına atıyor. Gene aynı şeyi yapıyorsunuz. Sonra bir daha aynı şeyi yapıyorsunuz ama sonda kaçıyor. Çok yenilikçi çok. Siz de onun peşinden koşuyorsunuz, bu sefer farklı bir platformun başındasınız. Sonuna doğru düşman öldürerek gidiyorsunuz ve bir vuruş daha yapıp öldürüyorsunuz. Siz şaka mısınız kardeş? Bu mu? Yani gerçekten, bu mu? Sizin oyun ve Boss anlayışınız bu mu?

Bunun yanında 2 yeni bölge var. Biri Dünya’da ve orası ile hiç işiniz yok. Sadece bir kere senaryoda gidiyorsunuz ki orası da acayip küçük, ana mekanımız Merkür ise, tam bir çöp. Ne doğru düzgün büyüklükte bir alan, ne de bir çeşitlilik var. Küçücük, kumlarla ve düşmanlarla kaplı bir alan. Bunları da geçip Adventure’lara ve Strike’lara bakayım diyorsunuz. Adventure 3 tane var. Ama en azından iyiler. Bitince Heroic versiyonları da açılıyor, en azından onlar iyi. Ama Strike’lar? 8 senaryo görevinden iki tanesini seçmişler, onu Strike olarak oynatıyorlar. Çok ciddiyim. Aynı görevi senaryoda yapıyorsunuz, sonra Strike adında bir daha oynuyorsunuz. Vay be…

Bir Raid Lair gelmiş ama hiçbir fikrim yok çünkü arkadaşım yok, Raid’de de Matchmaking yok. 3 tane de Crucible yani multiplayer haritası gelmiş. Onlar da fena değiller ama çok oyuncu bulunamıyor gibi gördüm. Uzun sürüyor yani. Bir de Merkür’de kazandığınız Token’ları verebileceğiniz bir adam eklenmiş. Garip bir tip. Ama Merkür’e bir daha dönmezsiniz büyük ihtimalle. Ki işin komiği, ellerinde Infinite Forest gibi bir konsept var. Kağıt kalemlerinizi çıkarın çünkü işte size bir konsepti nasıl yok edeceğinizin canlı örneği.

Şimdi bu Infinite Forest, sonsuz çeşidi olan, rastgele kısımlar çıkan bir yer. Güzel değil mi? Bence de. Bu Infinite Forest’a hem Strike’larda, hem Senaryo’da, hem de Adventure’larda sürekli giriyoruz. Ben Expansion Pass’i almadan şunu düşündüm. DLC ile ilgili pek bir bilgim de yok. Infinite Forest diye bir şey olduğunu, ama bunun harcandığını biliyorum. Ama ne anlamda, onu bilmiyorum. Ben düşünüyorum ki girerim Infinite Forest’a, random bölgeler de kapışırım, saatlerce de eğlenirim. Keşke. Çünkü Infinite Forest’a görev dışında giremiyorsunuz.

Gerçekten mi ya? Ya, inanamıyorum! Yani bu kadar göz göre göre! Gerçekten, o anı size anlatamam. Yani o kadar sinirlendim ki konsolu kapatıp kumandayı da fırlatasım geldi. Arkadaşım, sevgili Bungie, neden beni, diğer oyun basınını ve oyuncuları sinir krizine sokuyorsun? Nasıl düşünmemiş olabilirsin bunu nasıl? Yani, bu gördüğünüz sebeplerden ve Heroic Strike’lara erişmek için DLC gerektiğinden dolayı gerçekten acayip hayal kırıklığına uğradım. Almayın diyeceğim ama Destiny’ye devam edecekseniz ya aldınız, ya da alacaksınız. Çünkü DLC olmadan dediğim gibi birçok şeye erişim kilitlendi ki bu çok sinir bozucu. Daha Eververse isimli Lootbox satma yerinden de bahsetmedim. Evet, oyunda o da var. Daha doğrusu zaten vardı, ama artık orada daha fazla şey var.

Hatta neredeyse Curse of Osiris içeriğinin yarısı orada. Sparrow’lar, gemiler, Emote’lar, Shader’lar vs. vs. Kısacası eğer dayanabiliyorsanız, almayın.

Puan: 3.5/10

Hayaller ve Hayatlar – Destiny 2 Curse of Osiris Değerlendirmesi için 1 yanıt

Bir cevap yazın

Araç çubuğuna atla
Online Oyunlar Listesi - Oyun Haberleri - Oyun Videoları Youtube - Steam Çekiliş.
Tüm hakları Mario'nun mantarında saklıdır.
Hakkında - Gizlilik - Kullanım Şartları